greenactive greenactive greenactive greenactive greenactive greenactive greenactive greenactive greenactive greenactive



  İzmir Kuş Cenneti Rama Cansuyu Projesi

Üç kıtanın birleştiği noktada bulunan Türkiye, dünya kuşlarının, kuzeyde üreme yaptığı, güneyde ise kışlarını geçirdiği, önemli bir köprüdür. İzmir'in 30 kilometre kuzeyindeki Gediz Nehri Delta'sının Ege Denizi ile birleştiği yerde bulunan İzmir Kuş Cenneti, kuşların bu köprü üzerindeki önemli uğrak yeridir. 1800 hektarlık dalyan, 500 hektarlık sazlık adalar, yarımadalar ve tuzla havuzları, yörenin Kuş Cennetine dönüşmesine, uygun ortam hazırlamıştır.

Ne var ki bu alan, son yıllarda yeterince yağış alamamış, kuşların barındığı sazlıklar, kurumaya başlamıştı. Ciddi boyutlardaki bu soruna acil bir çözüm getirilemediği takdirde, 8000 hektarlık bu cennet yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı.

İşte bu noktada greenactive PR, RAMA CANSUYU PROJESİ'ni yarattı. Ve Dünya Kuşlarının Başkenti olarak bilinen İzmir Kuş Cenneti, Rama tarafından gerçekleştirilen Cansuyu Projesi ile can buldu. Kuşlar için gerekli olan su, 5 kilometre uzaklıkta olan Süzbeyli Köyü'nde bulundu ve 5 ay gibi kısa bir sürede, bölgeye akıtılmaya başlandı.

greenactive PR, Rama Cansuyu Projesi ile Uluslar arası Halkla İlişkiler Derneği IPRA'nın Dünya Altın Ödülü'ne, daha sonra da Birleşmiş Milletler Özel Ödülüne layık görüldü.

Ekolojik denge korunduğu, kuşların yaşaması için gerekli su sağlandığı sürece İzmir Kuş Cenneti değişik türlerdeki kuşların barındığı ve ürediği bir yer olmaya devam edecek





  Cif, Temizlik Treni ile Tarihe Geçti...

Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği IPRA'nın iki ödülle ödüllendirdiği ve case study olarak önerdiği proje dünyada bir ilkti. Sonraki yıllarda pek çok ülkede farklı amaçlarla yapılan trenli projeler, Cif Temizlik Treni kadar ses getirici ve başarılı olamadı.

greenactive'in profesyonel kadrosu ve kamu kuruluşları ile uzun süreli ortak çalışmalarının getirdiği deneyimle Cif Treni dünya çapında bir proje oldu. 60 gün boyunca trende yatıp kalkan 40 kişilik ekip bu özelliği ile dünyada bir rekor kırdı. Anadolu'daki garları eski nostaljik görüntüsüne ve dokusuna çeviren trenin en büyük özelliği tabii ki unuttuğumuz buharlı lokomotifti...

Çerkezköy garında parka çekilip kaderine terk edilen buharlı lokomotifin elden geçirilerek tura hazırlanması için Türkiye'de bulunmayan pek çok parçası greenactive tarafından yurtdışından getirildi. Orijinalliği korunarak yenilenen buharlı lokomotif, unutulmaz düdüğü ile kulakların pasını silerek oflaya puflaya Anadolu'daki görevini başarıyla tamamladı.

Anadolu'nun 35 il ve ilçesini dolaşan CİF TEMİZLİK TRENİ, "Hedefimiz Temiz Şehir" ve " Şehirlerimiz de evlerimiz kadar temiz olsun" mesajlarıyla, tüketicilerle buluştu.

Cif Temizlik Treninin yaklaşık 5 bin kilometreyi bulan seferinde, TCDD'nin beş tarihi buharlı lokomotifi kullanıldı. Üç etapta gerçekleştirilen sefer sırasında, il ve ilçelere uğrayan CİT TEMİZLİK TRENİ her gittiği yerde törenlerle karşılandı. CİF adamlar, gittikleri il ya da ilçenin önemli merkezlerini, meydanlarını, heykellerini temizleyerek pırıl pırıl yaptı.

greenactive PR, Cif Temizlik Treni ile Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği IPRA'nın, Dünya Altın Ödülü'ne layık görüldü.





  Geçmişim Işıltısı Gelecekte de Parlasın

Cif Topkapı Sarayı Restorasyon ve Konservasyon Projesi

Cif, Temizlik Seferi ile başlattığı toplumsal sorumluluk projelerine, Osmanlı İmparatorluğu'nun 700. kuruluş yıldönümü nedeniyle Topkapı Sarayı Tarihi Yenileme Projesi ile devam etti.

"Geçmişin Işıltısı Gelecekte de Parlasın"

Fatih Sultan Mehmet döneminden başlayarak 19. yüzyıl ortalarına kadar Osmanlı sultanlarının ikametgâhı ve devletin yönetim merkezi olarak işlevini sürdüren Topkapı Sarayı, günümüzde dünya kültür mirasının en önde gelen saray-müzelerinden biridir. Saray yapıları, yüzyıllarca süren yaşam sürecinde çeşitli nedenlerle aşırı bir kir tabakasıyla kaplanmış bulunmaktaydı. Cif, Topkapı Sarayı'nın 500 yıllık tarihinde ilk defa bu kadar geniş kapsamlı gerçekleştirilen temizlik projesini üstlenerek bir ilke imza attı.

Bir temizlik ürünü olan Cif'in marka imajına uygun olarak Saray'ın dış görünümünü oluşturan taş yüzeylerin bilimsel yöntemlerle kirlerinden arındırılması projesi, 2 yıl sürdü..

Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü ve İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Merkez Laboratuarı Müdürlüğü'nün işbirliği ile hayata geçirilen "Topkapı Sarayı Müzesi Dış Taş ve Mermer Yüzeylerinin Restorasyon Konservasyon ve Temizliği" projesinde zaman zaman 30 kişiye ulaşan Cif Ekibi görev yaptı.

greenactive PR tarafından projelendirilen, Topkapı Sarayı Projesi de IPRA'nın Dünya Altın Ödülü'ne layık görüldü.





  "Lezzetin Öyküsü Sergisi"ndeki Lezzet

Bilindiği gibi insanoğlu besinini derlerken, hazırlarken, saklarken, pişirirken, sunarken lezzetliyi yaratma çabasını, besin kaplarına, besin tüketme ortamlarına da yansıtmış, kaplarda ve sofralarda, doğanın kendisine verdiği; güzeli arama, daha güzeli yaratma, üretme çabasını sürdürmüş ve her zaman en güzeli, en lezzetliyi aramış.

Bugün, besinde lezzete dair bilinen ne varsa, birer birer aranmış, tekrar tekrar denenmiş.
Reçeteler kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa yayılmış ve bütün bu birikim bir öykü olmuş, uzanmış, bugüne kadar gelmiş...

Keşfedilen tatları, bugünümüze nasıl taşıdık?
Neler, nerelerde nasıl keşfedildi... Kullanıldı ve de değişti.

İşte lezzetin evrimi, gizemi
Hayal gücü ile...

Rama bu öyküyü derledi... Rama, Anadolu'nun bilinen tüm uygarlık dönemlerine uzanarak derlediği bu öyküyü, "Lezzetin Öyküsü Sergisi" adı altında, bir kültür hizmeti olarak tüketicisine sundu.

Rama Lezzetin Öyküsü Sergisi'nde, Anadolu'nun bilinen tüm uygarlık dönemlerinden 1000'e yakın eser, İstanbul Akmerkez'de ve Ankara'da Gima Güriş İş Merkezi'nde sergilendi. Anadolu'da çağlar boyu iz bırakan kültürler, ağız tatları ve göz zevkiyle buluşurken, sergiyi gezenler, pişirme kapları arasında, zaman tünelinde bir lezzet gezisine çıktı.

greenactive Kültür Bakanlığı'nın katkılarıyla gerçekleştirdiği Rama Lezzetin Öyküsü Sergisi ile Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği IPRA tarafından 1998 Dünya Altın Ödülü'ne layık görüldü.


* "İlk lezzet Ana Sütü " Serginin idolü Çatalhöyük'teki kazılarda ele geçirilen " emziren kadın " heykelciğiydi.






  Temizliğin sembolu Cif Adamlar

Buharlı lokomotifli Trenle gerçekleştirilen "Cif Temizlik Seferi" ve "Topkapı Sarayı Restorasyon ve Konservasyon" çalışmaları Taksim anıtı, Kuruçeşme kadınefendi çeşmesi temizliğinin ardından İstanbul’un ve Türkiye'nin pek çok yaşayan mekanında yaptıkları çalışmalarla dikkati çeken Cif adamlar temizliğin sembolü oldu..



Yaklaşık 5 yıllık bir süreçte, sempatik, cana yakın ve yardımsever kimliği ile yaratılan "Cif Adam" Karakteri , 7’den 70’e herkesin hayranlığını kazandı....

İşte bu yaratılan Cif Adam karakteri IPRA’nın da değerlendirilmesinde özel ödülle ödüllendirildi.







  Mucizenin Başkenti Dünyaya Kapılarını Açtı

İzmir'in antik dönemde Klazomenai adı ile anılan Urla bölgesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında ele geçen, ana kayaya oyulmuş çukurların M.Ö. VI. yüzyıla ait bir yağhaneye, fabrika niteliğine ulaşmış bir zeytinyağı atölyesine ait olduğu anlaşıldı.

"Mucizenin Başkenti" diye adlandırılan bu kültür mirasımız, yürütülen kazı çalışmaları ile bütünüyle gün ışığına çıkartıldı.

Daha sonra İşliğin, ayağa kaldırma çalışmaları başladı.Çalılşmalar yine Komili'nin sponsorluğunda gerçekleştirildi. Aslına uygun olarak 2600 yıl önceki haliyle ayağa kaldırılma çalışmalarının tamamlanmasının ardından, ilk zeytin sıkımı 2600 yıl öncesinin teknolojisi kullanılarak gerçekleştirildi. "soğuk su" ile ayrıştırılarak elde edilen zeytinyağı, tanıtım amacıyla numaralı özel şişelerle dünyanın dört bir tarafındaki gurmelere ve önemli halkla ilişkiler ajansı yetkililerine özel olarak gönderildi.

Türkiye, zeytin ve zeytinyağı üreticisi bir ülke olmasına karşın Avrupa ve Amerika'da bu özelliği ile yeteri kadar bilinmiyordu. Ancak İzmir'in Urla ilçesinde antik çağdaki adıyla Klazomenai'de ele geçen bu işlik, Anadolu topraklarında antik çağlardan bu yana, o dönemin şartlarıyla en son teknolojide zeytinyağı üretimi yapıldığını ortaya koyuyor. Klazomenai işte bu özelliğiyle artık "Mucizenin Başkenti" olarak anılıyor ve greenactive'in bu projesiyle Zeytin ve Zeytinyağı tarihi yeniden yazılıyor.

greenactive 8 yıl süren bu projesiyle, PRSA Silver Anvil ödülü ile IPRA'nın Golden World Award ödülüne layık görüldü



© 2009 greenactive
Tasarım ve Yazılım Güncellemeleri: www.inovaservice.com